1 Temmuz 2013 Pazartesi

hebele kübele

bazen arada kalırsın düşünmezsin , konuşmazsın, susmazsın, ağlamazsın , susamazsın ....
bazen işte ona küsersin kendine küsersin konuşacak kimsen kalmaz...
şarkılar susmaz , annen susmaz , kardeşlerin susmaz , arkadaşların susmaz ama sepsessizdir dünyan...
sen unutmazsın ama o,
unutur seni..
sen ağlarsın ama o, gülmektedir belli ki....

acıma, acınma, yalvarma, isyan etme, tüm duyguların karışımı, nefretin, aşkın, tutkun, ihtirasın, bütün acıların bunların hepsi içinde sen bi salak gibi bakınır durursun .. ne olduğunu anlamazsın , anlarsında anlamazsın , duymazsın hem duyarsında duymazsın umursamadığın kendindir tatlım bitmiş herşey gözün aydın.

8 Mart 2013 Cuma

ağlarım

bazen öyle küçük gibi gözüken şeyler olurda ama sizi öyle üzer kırar ki , incinirsiniz işte basit bişeydir olan ama dokunsalar ağlarım.. Şİmdi desem ki ben seni aradım açmadın bi saat sora aradım telefonun meşgul çaldı dakikalarca işte ben varya bunun için ağlamıyım diye kendimi tutuyorum desem anlamaz ki ! güler belkide anlıycak olsaydı arayan numaray adönerdi önemli olsaydım beni arardı.... neyse her neyseeee........

29 Eylül 2012 Cumartesi

veda


Şiir yazacaktım sana ama olmuyor. Harfler şaşkın, harfler manalarını yitirdi... Birleşip bir araya gelseler dahi işe yaramıyor. Cümleler intihar etti önce sonra kelimeler ardından tek tek harflerim...

Ve şimdi bende sıra.. bizi bir kez daha böyle parçalamasaydın keşke canım. Soruyorlar cevap veremiyorum, dedim ya sen yoksun ben anlam kaybı yaşıyorum.

suskunluğum yüreğimde kor..ben ölüyorum...
Ölüyorum bi hoşçakal bile diyemeden. Son defa sarılmadan sana ben, gidiyorum..

Bütün yaşanmışlıkları, bütün dualarımı istemediğin sevgimi, yok olan benliğimi, içimdeki seni alıp gidiyorum ben.. sana hiç birini bırakmadan.

Dibini gördüğüm acılarımı, pembe düşlerimi, rüyalarımı, kanayan yanlarımı, anlatamadıklarımı alıpta gidiyorum...sana bi tekini bile bırakmadan ardımızda kalan ne varsa ben hepsini senin yerinede sahipleniyorum.. Gözün arkada kalmasın..

Elveda herşeyim...
27/07/2011

__________________
yine bişiler buldum ben bi siteye eklediğim yazıyı :) hım tarihinide yazayım 28 temmuz 2011 :))

Bir sandalyenin üzerinde olabildiğince dalgınım, suskunum sürekli aynı noktaya bakııyorum ve
birileri bana dokunmayacak olsa günlerce böyle oturabileceğimi düşünüyorum..

Zihnim öylesine durgun ki sanki düşünme fonksiyonumu kaybetmiş gibiyim aklımdan geçen hiçbir şey yok..Aslında bu içime bir huzur veriyor gibi yerini her ne kadar kederin ve üzüntünün alacağını biliyor olsamda..

Ruhumda biryerlerde , çokca derin bir yerlerde boğulmuş yahut kaybolmuş gibi evlatlık edindiğim duygular..Bilemiyorum sanki yasta gibiyim..

Zihinlerin karmakarışıklığından soyutlanıp kurtulmuş gibi sancılı bir kafa tasının içinde yüzmekten yorulmuş bilmeceler köşelerine geçmiş , artık çözülmekten vazgeçmiş gibi..

Her sabah işe giderken gördüğüm o hep aynı yüzler... aslında onların görünenin dışında içlerinde birer yüzleri daha olduğunu farkediyorum..Kimi zaman iradeleriyle ortaya çıkan kimi zaman irade dışında , dışardaki beni esir alan içerdeki ben ! İnsanlar hangisi olmayı istiyorlar bilemiyorum, bildiğim bir şey varsa eğer o da ikisinden birinin 'İYİ' kavramından uzak olduğudur..

Düşünüyorum da senden bir gün bile ayrı kalmak bir yıllık ömürün avucundan akıp gitmesi gibi..Nasıl derler bilirsin hapishanedekiler hücrede 'bir gün' 'bir ay' gibidir.. Ve ben sen yokken hücreme kapanmış gibiyim ve burada 'bir gün' 'bir yıl' gibi.. aslına bakarsan hücrelerimin herbirine işlenmiş bir ruh olan varlığın hep benimleyken nasıl bu denli sensizim anlayamıyorum!..

Senden kopmak ne kadar keder ve huzursuzluklara yolculuk demek olsa da bunun olmasından kaçamayacağımın farkındayım.

Hücrelerim senden temizlenir mi bilmiyorum ama bu küçük, karanlık yerde seninle mutluyum. Tüm olumsuzluklar , suçlar günahlar , kalp kırıkları , yıkılan hayaller buradan uzak tıpkı , tıpkı bir cennet bahçesi gibi ... Kapının önüne tüm hüzünleri, acıları bırakıp , içerde tek bir acıyla mutlu olmak, bu küçük karanlık hücremde tüm hücrelerimi sarmış olan seni sensiz yaşamak..

Bu bir veda değil bu hiç bir başlangıca sebep olmayacak olan bir SON..

13 Eylül 2012 Perşembe

:)

sevgili bolg :) bolgcuğumm :)) amanda aman canım canım :)

bakma böyle gülücükler attığıma aslında içimde fırtınalar kopuyor yok yok kopmuyo :) fırtına öncesi sessizlik var içimde bakalım ne olacak :D ben susmazdım bu kadar ama neysee :) ama yinede içimde bir mutluluk yok diyemem .. nedesiz bir mutluluk aslında genellikle nedensiz hüzünlerim olurdu ama bu nedensiz mutluluk Allahın armağanı gibi Teşekkürler Rabbim :)

11 Eylül 2012 Salı

bazeeeeeeeennn

Bazen öylesine soğuyorum ki yaşamdan tüm insanlardan...  bilmiyorum ama acıma , merhamet gibi duygularını hemde sevdikleri insanlara karşı kaybedenler nasıl bir yüreğe sahipler çok merak ediyorum. Kafamın içinde yüzlerce düşünce ve en kötüsüde yüreğime saplanan bir acı sarmış bedenimi..

Hayatım da bir yerlerde hata yaptığım çok açık ve bunun verdiği acıyı yok edecek bir ilaç henüz keşfedilememiş olacak ki böylesine yıkık umutlarım.. İnsanın duygularıylamı yoksa mantığıylamı hareket edeceğine kara vermesi nasıl da zor hele hele ikisinin arasın da sıkışıp kalacak kadar büyük bir uçurum oluşmuşsa daha da zor..

Başladığın yolda yürümek mi yoksa yeni yolarmı ? bazen ikisi içinde yeterli güce sahip olamayacak kadar yıkıyorlar hevesimi. Oysa yapılanlar olmasa her daim umutla bakabilen her sorunu çözülebilir gören bir yapım var benim. Ama her ne oluyosa işte o şeyden sonra en umutsuz insandan daha umutsuz hale geliyorum. İşte o şey benim en zayıf noktam belkideSonra güçlü olmak için kendimin kendimi ikna etme çabalarıda yoruyor tıkanıp kalıyorum..

Ne yapacağımı bilmiyorum şuan böyle sessiz sedasız bekliyorum bakalım ne kadar sürecek..

21 Kasım 2011 Pazartesi

Teselli :)

çok büyük bir acınız olduğunda yalnızca 3 kural vardır; "acıyı bir kenara itmeye çalışma, onu anlamaya çalışma ve kendini ona bırakma".


Kendini fırtınaya yakalanan genç bir ağaç gibi aç. Bırak fırtına seni istediği gibi eğip büksün , onunla münakaşa da etme ve asla kendine acıma.. !

Rüzgarım sana karşı koymuyucam artık istediğin yere savur istediğin kadar eğip bük,  hiç yağmurla rüzgarla münakaşa olurmu.. ben ikisinide çok severim...