21 Kasım 2011 Pazartesi

Teselli :)

çok büyük bir acınız olduğunda yalnızca 3 kural vardır; "acıyı bir kenara itmeye çalışma, onu anlamaya çalışma ve kendini ona bırakma".


Kendini fırtınaya yakalanan genç bir ağaç gibi aç. Bırak fırtına seni istediği gibi eğip büksün , onunla münakaşa da etme ve asla kendine acıma.. !

Rüzgarım sana karşı koymuyucam artık istediğin yere savur istediğin kadar eğip bük,  hiç yağmurla rüzgarla münakaşa olurmu.. ben ikisinide çok severim...

21 Ekim 2011 Cuma

bugün en karanlık yolları seçiyorum eve gitmek için sokak lambalarının mağazalaarın olmadığı ara sokaklarda ağır ağır yürüyorum..Yüzüme bakınca anlıycaklar sanıyorum içimde olup biteni korkuyorum derdimi anlayıp beni anlamamalarından korkuyoroum..ne kadar acı sözcük varsa ısıtılıp bağrıma basılmış sanki nefes alamıyım diye etrafımdaki bütün ağaçlar taa derinden köklerinden sökülüp atılmış.. Hüznüm boğazımda düğümle başlamış burnumun direğini sızlatmış , gözlerime dolan yaşlar alelacele akarken sağa sola bakınıp görülme telaşından silinip biir mendilde izleri kalmış.. Ama öyle derin izler varmış ki aslında  , o mendil arlarında kaybolup yok olmuş...